Sağlık

Akciğer Kanseri: Sinsi İlerliyor

Akciğer Kanseri: Sinsi İlerliyor

Akciğer Kanseri: Sinsi İlerliyor, Ama Önlemek Elimizde!

 

Akciğer kanseri, dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı
sorunu olmaya devam ediyor. Ancak erken tanı olanaklarının artması
ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde umut verici bir tablo
ortaya çıkıyor. Kanserle mücadelede farkındalık çalışmalarını
yıl boyunca sürdüren Türk Kanser Derneği de, Akciğer Kanseri
Farkındalık Ayı kapsamında toplumun erken tanı ve korunma
yöntemleri konusunda bilinçlenmesinin önemine dikkat çekiyor.

Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, akciğer
kanserinin çoğunlukla geç belirti veren ve bu nedenle “sinsi”
ilerleyen bir hastalık olduğunu belirterek, en önemli risk
faktörünün sigara olduğunu vurguladı. Polat, “Sigaradan uzak
durmak hastalığın gelişme riskini önemli ölçüde azaltırken,
düzenli taramalarla erken evrede tanı konulması tedavi başarısını
ciddi şekilde artırmaktadır. Bu hastalıkla mücadelede her bireyin
bilinçli adımlar atması hayati önem taşır.” ifadelerini
kullanarak, akciğer kanserine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Kimler risk altında?

Sigara kullanımı, akciğer kanserinin en temel nedenidir; pasif
içicilik de riski ciddi derecede artırır. Ayrıca asbest, radon
gazı, hava kirliliği, ileri yaş ve genetik yatkınlık da risk
faktörleri arasında yer alır.

Türkiye’de her yıl yaklaşık 27.000 kişi akciğer kanseri tanısı
alırken bunların yaklaşık 23.000’i erkek, 4.000’i kadındır.
Dünya genelinde ise 2022 verilerine göre 2.480.675 yeni vaka ve
1.817.469 ölüm gerçekleşmiştir. Ülkemizde akciğer kanseri tüm
kanser vakalarının yaklaşık %17,6’sını oluşturmaktadır.

Belirtiler neler olabilir?

Geçmeyen öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, balgamda
kan, açıklanamayan kilo kaybı, ses kısıklığı, yutma güçlüğü
ve halsizlik en sık görülen uyarıcı belirtiler arasında yer alır.
Bu belirtiler her zaman akciğer kanseri anlamına gelmez ancak bu
şikayetlerin görülmesi halinde zaman kaybetmeden bir uzmana
başvurulmalıdır.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Günümüzde akciğer kanseri tedavisinde yalnızca ameliyat ve klasik
kemoterapi değil; hastalığın genetik özelliklerine göre planlanan
hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi de başarıyla
uygulanmaktadır.

Yapılan meta-analizler, ileri evre akciğer kanserinde “hedefe
yönelik + radyoterapi” gibi kombinasyonların, hastalığın
ilerlemeden geçen yaşam süresini anlamlı şekilde uzattığını
göstermektedir. Bu nedenle akciğer kanserine yakalanmak artık
“iyileşmemek” anlamına gelmemektedir. Dünyada kanser tedavisinde
kullanılan tüm güncel ve onaylı yöntemler, ülkemizde de etkin bir
şekilde uygulanmaktadır

Unutmayalım…

Akciğer kanseri çoğu zaman sessiz ilerler ve dünya genelinde en
fazla ölüme yol açan kanser türlerinden biridir. Erken tanı, tüm
kanser türlerinde olduğu gibi akciğer kanserinde de en güçlü
silahımızdır. Düzenli taramalar ve sigarayı bırakma oranlarındaki
küçük bir artış bile binlerce hayatın kurtulmasını
sağlayabilir.

Ancak şunu da bilmek gerekir ki akciğer kanseri yalnızca “sigara
içenlerin hastalığı” değildir. Hava kirliliği, genetik
yatkınlık ve çevresel etkenler de riski ciddi ölçüde
artırmaktadır. Bu nedenle riskleri bilmek, belirtileri göz ardı
etmemek ve erken hareket etmek hayati önem taşır.

Unutmayalım; sağlıkla aldığımız her nefesin değeri, onu
kaybetmeden önce anlaşılmalıdır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL