TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 318.869
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 55.149
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 341
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 48.947
Sağlık

Boyun fıtığı olup olmadığımı nasıl anlarım?

Boyun fıtığı olup olmadığımı nasıl anlarım?

Boyun ağrıları her yaşta hastayı etkileyen yaygın bir ağrı tablosudur. Hastalar boyun ağrısı olduğunda en çok boyun fıtığı olmaktan korkarlar. Oysa boyun ağrılarının oldukça önemli bir kısmı fıtıktan değil boyun etrafı kaslardaki ağrılardan kaynaklanır.

Baş ve gövde arasında bulunan boyun bölgesi bu iki bölgeyi birbirine bağlar. Boyun omurları arasından beyne giden damarlar, omurilik ve omurilikten çıkan sinirler geçerler. Boyun etrafındaki kaslar, bağlar ve eklemler vücudumuzun uzaysal konumunu ayarlayan çok miktarda alıcılar içerir. Dolayısıyla boyuna ait problemlerde kollara yayılan ağrı, denge bozukluğu, baş dönmesi gibi yakınmalar görülebilmektedir.

Boyun ağrılarının önemli bir kısmını kas ağrıları oluşturur. Boyunla ilişkili kas grupları başın hareketini sağlayan kaslar, omuz boyun arasında yerleşen kaslar ve kürek kemiği ile ilişkili kaslar olarak sıralanabilir. Boyunla ilişkili tüm bu bölgelerde gelişen kas spazmları ağrı olarak karşımıza çıkar. Bazı yumuşak doku romatizmalarında boyun bölgesi en fazla tutulan yerdir. Bölgesel kas romatizması olan “myofasial ağrı sendromunda” kas içindeki kasılma sonucu ortaya çıkan kan dolaşımının bozuk olduğu alanlar ciddi ağrı sebebi olmaktadır. “Tetik nokta” olarak adlandırılan bu noktalardan kasın yerleşimine göre ağrı yayılımı sık görülmektedir. Tüm bu bahsedilen bölgesel ağrılar boyun fıtığı ile karışmaktadır ve ayrımının iyi yapılması gerekir.

Boyun fıtığı varlığına dair en fazla görülen bulgulardan biri kola yayılan ağrıdır. Genellikle ağrı tek kola yayılır. Dirseğe veya ele kadar yayılabilir. Ağrı ile beraber uyuşma, karıncalanma de eklenebilir. Hastalarda gece ağrısı olabilir. Hasta başını uygun bir postüre getirerek uyuyabildiğini söyler. Öksürme ve ıkınma gibi basınç artışı tapan durumlarda boyun ve koldaki ağrı artar. Bazı hastalar ellerini başına koyarak rahat ettiğini söyler. Çünkü bu postür boyundan çıkan sinirin kökünün genişlemesini sağlayarak hastaya rahatlık verir.

Boyundaki ağrı künt ve yanıcı karakterde olabilir. Hasta hem başını öne eğdiğinde hem de yukarıya baktığında ağrının arttığını fark eder. Boyunun bazı postürlerinde kola yayılan ağrı artar. Ellerde beceri kaybı ve elini aldığını düşürme gibi şikayetler bildirebilir.

Boyun ve kol ağrısı ile gelen hastalarda olası ağrı kaynakları, boyun, boyundan çıkan sinirler, boyun ile ilişkili kaslar, kürek kemiği etrafı kaslar ve omuz problemleri olabilir. Hekim tüm bu bölgeleri gözeterek muayene eder ve ağrı kaynağı hakkında bilgi edinebilir. Yapılan iyi bir sinir muayenesi ile etkilenen sinir kökü hakkında fikir sahibi olunabilir.

Yardımcı tanı yöntemi olarak direkt grafiler, MR ve EMG yapılabilir. Direkt grafide boyun eğriliğinin tersine dönmesi durumunda o segmentte veya bir alt veya üst segmentte fıtık olabileceği akla gelebilir. Boyun düzleşmesinin boyun fıtığı ile ilişkilendirilmiş bir belirti olduğuna dair net veriler yoktur. MR tetkiki fıtıklaşmayı en iyi gösteren yöntemdir. Ancak unutulmamalıdır ki boyun ağrısı olmayan kişilerde de MR çekildiğinde fıtık görüntüsü elde edilebilir. Doğru olan muayene bulguları ile MR görüntüsünün örtüşmesidir. EMG tetkikinde sinir kökünün çıktığı bölgede bir sıkışma olup olmadığı ve bunun ne kadar ağır bir sıkışma olduğu hakkında bilgi toplanabilir.

Her boyun fıtığı ameliyat mı olmalıdır? Böyle bir zorunluluk yoktur. Ancak sıkışan sinir kökünün beslediği kasta kısmi felç oluşmuşsa mümkün olduğunca hızlı ameliyat edilmesi ve sıkışıklığın kaldırılması gerekir. Bu nedenle boyun ağrılı bir hastanın nörolojik muayenesinin büyük bir dikkatle yapılması esastır.

Ameliyat gerekliliği yoksa ödem giderici tedaviler ile sinir üzerine baskının azaltılması, kas gerginliğinin giderilmesi gerekir. İlaçlardan faydalanılabileceği gibi, fizik tedavi yöntemleri, akupunktur, elektroakupunktur, nöralterapi, proloterapi gibi yöntemler kullanılabilir. Kola yayılan ağrı varlığında kısa süreli boyun korseleri önerilebilir. Ağrı kontrol altına alınır alınmaz boyun etrafı kaslarını güçlendirici egzersizler, germe egzersizleri hızla hastaya başlanmalıdır. Böylece doğal bir korse oluşturulabilir. Bir diğer aşama da hastanın çalışırken uygun postürü koruyarak çalışmasıdır. Boynuna yük bindirecek hareketlerden sakınmalıdır. Örneğin; uzun süreler öne veya yukarıya bakarak sabit çalışmak, kulakla omuz arasına telefon sıkıştırıp uzun süreler konuşmak, ağır kaldırmak, uzun süreler bilgisayar/tablet/telefon oyunu veya çalışması yapmak gibi.

Sağlıkla kalmanız dileğiyle.

Prof. Dr. Füsun Şahin 

Soru ve görüşleriniz için;

fsnsahin@hotmail.com 

0533 503 40 13 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL