TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 358.816
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 24.317
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 189
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 23.273
Ekonomi Yazarlar

Ekonomide Güven ve Korku

Ekonomide Güven ve Korku

2017 yılı Nobel Ekonomi ödülü davranış bilimi ve ekonomi üzerine çalışan ABD’li ekonomist Richard H. Thaler’dır. Ekonomistin en önemli eseri olan Nudge (Dürtme) adıyla Türkçe’ye 2013 yılında kazandırılmış.

Ünlü ekonomiste göre ekonomi, “ insanın akıllı davranışları ile doğru kararları yerine; insanın bazen akıllı olmayan(aptalca) ve duygusal algıları üzerine bina edilen bir disiplin”dir. Yani ekonomi rasyonel davranan bireylerin bilimi olmaktan çok, duygu ve korkuları ile hareket eden sürekli hata edebilen insanın alanıdır. Ayrıca Thaler, ekonomide bir işin yapılması, bir tercihte bulunulması için içten gelen bir ‘dürtü’ olması gerektiğini,
ayrıca bu dürtünün ekonomik bir fenomen olması gerekmez. Tarihi bir olay, toplumda bireyleri etkileyen derin bir kültür veya bir aile geleneği bile ekonomik olayları tahrik eden bir fenomendir. Bireylerin yetersiz algılama gücüyle belirledikleri, davranış modelleri tercihlerini de etkiler.

Türkiye’de ekonomide izah edilemeyen olayların açıklanması Thaler’den sonra biraz kolaylaşmaktadır. Çünkü Türk ekonomisinin en kötü olduğu zamanlarda ekonominin hızla krizden çıkmasını sağlayan veya ekonominin yüksek büyüme dönemlerinde artan şikâyetlerin sebebini anlamak artık daha kolaydır. Türk ekonomisinde girişimcilerin eskinden beri ‘fizibilite etüdü’ veya ekonomik planlama gibi rasyonel unsurlardan çok, ‘dede mirası’ ‘tarihi
misyon’ veya ‘komşu rekabeti’ gibi faktörlerle hareket etmesini de anlamak mümkün. Ama en önemlisi ekonomide iyileşme olduğu dönemlerde insanların tasarruf etmeyi öğrenmesi ve geleceği tasarlaması gerekirken, işle hep öyle olacak şeklinde düşünme biçiminden kurtulmadan eğlence ve refah içinde yaşamak tercih etmesi de anlaşılabilmektedir. Bu durum ekonomik kriz dönemlerinde tersine döner; kimse harcama yapmak istemez ve bu durumda ‘korkular’ ekonominin küçülmesini perçinler. Türkiye’de hane halkının tasarruf meyli, son on yılda eskiye göre artmasına rağmen, %20 seviyesinin altındadır. Tasarruf azlığı ekonomideki sermaye açığı ve büyüme istikrarını etkileyen bir faktör. Bireylerin ve hane halkının ekonomide tasarruf etmesini teşvik edilmesi ve yenilik gücünün artırılması ile gelecek nesillerin de refahı artırılabilecektir. Yoksa ekonomide artan nüfus ve beklentilerdeki
olumsuzlukların yönetimi zorlaşmaktadır. Yani mikro davranış değişiklikleri, makro istikrarı da etkileyebilmektedir.

Son yıllarda Türk ekonomisinde ekonomide istikrarsızlık getirebilecek en önemli korku kaynağı, ‘terörist saldırılar’. Bu saldırılar ekonomide güveni ortadan kaldırıp kaosa neden olabilir. Bireylerin ve hanelerin ekonomik güvenliğini sağlamak için siyasi karar alıcıların Thaler’ın öğütlerini dikkate alarak ‘ekonomide güven ortamını perçinleyecek ve insanlara ilham veren dürtüleri harekete geçirmesi gerekir ki, istikrarlı büyüme ve güvenlik ortamı
sağlamlaşsın’. Ayrıca devletin yatırımcı ve müdahaleci olmaktan çok, işlerin doğrudan içine girmeden ‘özendirici’ ve ‘yönlendirici’ olması daha önemli görünmektedir. Bireylerin rasyonel olmayan ‘korkuları’, ekonomi politikalarının arkasındaki ‘güven’ dürtüsü ile hareket eden bir anlayışla yok edilebilecektir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL